hürriyet

30 Mart 2012 Cuma

benim gözümle


       Bu inceleme yazılarım için mekan arayışına giriştim fakat tanıdığınız birini eleştirmek bayağı zorlu .Bu sebepten internetten bulduğum mekanları inceleyerek başlamaya karar verdim.Bakarsınız zamanla ünlülerin evlerine göz atarız.
      
       İşte mekanımız
      

          Genel olarak bakıldığında çok rahatsız edici bir mekan olmasa da 'ben olsam ...' demeden edemiyorum.Ve iç mimar gözüm devreye giriyor .
          Mekanın baş aktörü koltuk ,işinin hakkını verse de tamamlayıcılar için ne yazık ki aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Ayrıca kendi başına güzel olan kimi parçalar mekanın atmosferiyle pek bağdaşmıyor.
          Açarsak;
          Koltuk, biçim ,büyüklük ve renk itibarıyla oldukça güzel bir parça .Kırlentlerle zenginleştirilmiş olması, kırlentlerin büyüklü küçüklü ve farklı renklerde seçilmesi de koltuğun mekanda bir odak unsuru olmasını destekliyor ve renklerin akışı içinde bir kaynak noktası oluşturuyor.
           Sehpa çevresindeki rafcıklar sebebiyle farklı gibi gözükse de ,buna aldanmamak gerek.Netice itibarı ile mobilyalarımızdan ,estetik kadar işlevsellik de bekleriz ki bu sehpanın iki işlevde de başarılı olduğu söylenemez.Estetik anlamada idare eder seviyeyi aşabilmiş değil hadi bunu göreceli kabul edelim,işlevselliğe gelirsek oldukça hantal ,yerinden oynatmak için büyük gayret sarf etmek gerekeceği görülüyor ,ayrıca rafcıklara bir şey koyabilmeniz oldukça zor,hadi koydunuz oynattığınız anda ,elbette bunu başarabilirseniz,düşmeleri kaçınılmaz ,toz unsurunu da göz ardı etmemek gerek tabii ,bu durumda hatalı bir alışveriş olduğu söylenebilir.
           Halı renk olarak mekanla uyumlu ve sade,büyüklüğü de gayet uygun.Fakat bu tip halılar hijyenik açıdan tavsiye edilebilir değiller.Emin olamıyorum fakat jel tabanlıysa yıkamanında sorun olacağını rahatlıkla söyleyebilirim.
            Tablolar kendi başına gayet güzeller .Mekandaki tonların soluk birer yansıması gibiler,ne yazıkki gerekenden de soluk.Barındırdıkları formlar mekanın geneliyle uyumlu .Yinede ben zaten açık olan duvar boyasının üzerinde bu kadar kaybolacak eserler yerine öne çıkacak ve mekandaki çizgiyi tamamlayacak uzun bir tablo yada bir uzun bir kısa parçadan oluşan ikili bir kombinasyon yeğlerdim.
             Duvarın rengi ,nötr bir ton seçilmesi oldukça doğru fakat perdelerde de aynı tondan gidilmesi bence hatalı, renk dengesine sekte vuruyor.Fon perdelerin koltuk kırlentlerindeki tonları barındıran bir kumaştan seçilmesi renk akışını zenginleştirirdi.Elbette o renkleri taşıyan her kumaş olur demiyorum ,osmanlı motifleri,aşırı modern yada retro desenler bu ortama uymaz . Aşağıdaki örneklere benzer seçenekler bu mekan için uygun olabilir.


             Aydınlatma elemanlarına gelirsek,koltuğun iki yanındaki lambalardan soldaki form ve çizgi olarak gayet başarılı bir seçim ,gönül isterdi ki sağdaki de onun aynı yada ayaklısı olsaydı .Bu şekilde kullanılacaksa aydınlatma elemanlarının ''aynı'' yada çok ''farklı'' olması gerekir ,bu şekilde benzetmeye çalışmak cılız bir çaba olmanın ötesine geçemez ne yazık ki.
             Daha pek çok şey söylemek mümkün ,ama eleştirecek daha çoook mekan var .Puanlamamızda şık mekanlara 10, rüküşlere 1 veriyorum
                Bu mekana benim  notum : 5
                Sizin düşünceleriniz neler ,bana katıldığınız ,katılmadığınız yada açmamı istediğiniz noktaları paylaşmanızdan mutluluk duyarım .

21 Mart 2012 Çarşamba

şık mekanlar rüküş mekanlar

   Geçen gün bir arkadaşımın evindeydim.Mesleki deformasyon mu dersiniz , işgüzarlık mı bilemeyeceğim ama,incelemeden duramadım,daha doğrusu gözüm durmadı.Bir yere gittim mi hep olur bu zaten, iç mimar gözüm kapanmaz bir türlü ,gerçi başkaları gibi orada toz mu var,burada toprak mı var diye bakmışlığım yok ,ama yine de işinizden sıyrılamamak yorucu bir durum olabiliyor.
   Neyse efendim ne diyordum,iç mimar gözüm durmadı diyordum .Orada olduğum süre boyunca evi aklımda evirdim çevirdim durdum .Dün de gittiğim hastanede aynı şey başıma gelince ,ben bu mesleki deformasyonu değerlendirsem ya,dedim.Böylece incelediğim mekanlarla ilgili yazı dizisi oluşturmaya karar verdim ,okuduğunuz bu dizinin tanıtım yazısı olup devamı örnek fotoğraflarıyla renklendirilmiş makaleler olarak gelecektir .Okumanız ve elbette beğenmeniz dileğiyle.
   

20 Mart 2012 Salı

dertliyim

   Günlerdir bu blog işinin nasıl tutturulacağını anlamak için kafa patlatıp duruyorum. Sağ olsun bir arkadaşım çok yardım etti,ama gerçekten zor zanaatmiş ,öğrendim.
    Amacım, bilgimi paylaşmak,tasarımın inceliklerinden söz etmek ve takipçilerimin sorunlarına çözümler üretmekti,fazla bir şey istemiyordum yani,fakat gelin görün ki kazın ayağı öyle değilmiş.Reklamı ,eklentileri ,şablonu,paylaşımı derken bittim resmen.yazı yazacak vaktim kalmıyor bunlarla ilgilenmekten .Bir de zar zor zaman bulup yazdığım makalelerin takip edilmemesi var ki ,işte bu hayallerimi yıktı desem yeridir ,toz pembe bulutlarım karardı simsiyah oldu.
Yinede yıldığım düşünülmesin ,oldukça inatçıyımdır ,vazgeçmiş de değilim asla. Bu iş ya olacak ya olacak.Arada da böyle dertleşirim sizle, bakarsınız bu daha çok okunuverir :))

19 Mart 2012 Pazartesi

mekan tasarımında şömine

   Geçmişte ısınma işlevinden ötürü sık kullanılan şömineler , günümüzde işlevin de ötesine geçerek ,estetik yanlarıyla mekandaki odak unsurlarından olmaktalar. Dilerseniz ,mekan tasarımındaki bu önemli ögenin çeşitlerine bir göz atalım.





































18 Mart 2012 Pazar